Türkiye'de Atmacacılığın Bugünü ve Atmacayla Avlanma

Türk hükümeti 1988'de atmacacacılık sporunu (kısmen yabani kuşları korumaya yönelik Avrupa Konseyi Direktiflerinin yürürülüğe konması sebebiyle) yasaklamış, akabinde gelen protestolar nedeniyle 2002'de devleti kontrolünde yapılacak bir spor olarak yeniden kabul edilmiştir, av sırasında yırtıcı kuşlardan yalnızca atmacanın kullanılmasına müsaade edilmektedir. Türkiye'de atmacayla avlanma sezonu Ağustosun ortaları ila sonlarından Kasımın başlarına kadar devam eder ki bu dönem başka pek çok kuş türünün yanı sıra bıldırcın ve atmacaların da göç mevsimidir. Göçmen kuşlar (bir yaşını doldurmamış yavrular) sertifikalı olarak avlanabilir ve atmacacıların bıldırcın (Coturnix coturnix) avlamak için atmaca alıkoymasına izin verilir. Atmacacılık mevzuatları avcılık mevzuatları kapsamında belirlenir ve mevzuata göre atmacacıların Usta Atmacacı Sertifikası alması gerekmektedir.

Sıradışı kuşlar, renklerine, tutuldukları sıradaki ebat veya biçimlerine ve sezon boyunca sergiledikleriavcılık performanslarına bakılarak alıkonur.Bu kuşlar bazen tüy dökme mevsimi boyunca alıkonur ve bu dönemin sonunda, yani ekimin sonlarında serbest bırakılmış olurlar.Bu kuşlar iki nedenle serbest bırakılır, öncelikle ekonomik sebeplerle. Yeni sezonda genç atmacalar tutulabileceği için atmacacı hayvanı kış boyu beslemek ve tüy dökümü mevsiminde onunla ilgilenmek istemez. İkincisi, serbest bırakılan atmacaların üreme şansı olur. Yakalanan kuş 'anne' kuş olduğu takdirde alıkonmaya değer. Ancak çevreciler serbest bırakılan kuşların, insanla aşırı temas halinde olmaları ya da göçlerinin kesintiye uğraması sebebiyle travma yaşadıklarını iddia ediyor. Yaralanan avcı kuşların iyileştirilerek yeniden doğaya kazandırılması bu iddiayı çürütüyor. İleri sürülen başka bir sorun da genç yırtıcıların ilk yıllarında ölüm oranlarının çok yüksek oluşu (%70-80). Ancak atmacacılar kuşların avcılık becerilerini geliştirmelerine yardım etmektedir, ayrıca av mevsimi sonunda serbest bırakıldıklarında atmacalar mümkün olan en iyi kiloda olurlar. Halbuki atmacalar Doğu Karadeniz Bölgesine ulaştığında bazı kuşlar göçlerinini daha yarısını tammalamış olur, çoğu ideal kilonun altındadırve bu sebeple bazıları göçü tamamlayamadan ölür.

İple bağlanan atmaca açık alanda ya yüksek bir dalda ya da çerçeve biçiminde bir tüneğe konur. Geceleri evin içine ya da kafese konur ve insanlarla sürekli temas halinde olduğundan insana alışır. Ayağı bağlıyken atmaca ister bir ağacın yüksek bir dalında ister tüneyebileceği özel bir çerçevenin üstünde dışarıda tutulur. Atmaca gözetimsiz şekilde dışarıda bırakılırsa kedi, köpek, tilki veya başka yırtıcı kuşlar bir tehlike oluşturabilir.Türk erkeklerinin uğrak yeri olan kıraathaneler atmacayı insanlara alıştırmak için ideal yerlerdir. O kalabalık ortamın curcunası içinde atmaca genellikel birkaç gün içinde etrafta insanların olmasına alışır ve korkusunu yener. Ya kıraathanenin dışındaki tüneğine ya da atmacacının koluna tüner.

Av sezonu kısa olduğundan atmaca biran önce eğitilip insana alıştırılmalıdır. Atmacalar ilk uçuşlarını gelenekselayak bağı, ip ve fırdöndüye bağlanmış 30 metre uzunluğunda bir ipe bağlı olarak yapar.Atmaca bıldırcını avlayıp atmacacının güvenini kazandıktan sonra ipe bağlı olmadan uçar ama ayak bağı, ip ve fırdöndü kombinasyonu çıkarılmaz. Yeni tutulan atmaca insana alıştırıldığı dönemin başında korku veya kızgınlıktan kanatlarını çırpıp kaçmaya çalışmasın diyehalka şeklinde ince bir penye kuşağın bir tarafı omzundan, bir tarafı kanadının altından geçirilir ve bunun da bir ucu ayakbağına bağlanır. Sorunsuz şekilde işleyen bu düzenek bacaklara uygulanan basıncı dengeli ve eşit şekilde dağıtır.Ayrıca ayak bileklerinin üst kısmına ve kuyruğun ortasındaki iki teleğe zil takılır.

Atmaca uçurulurken yaşanabilecek en kötü olay atmacanın ağaç dallarına ya da başka bir yere takılmasıdır.Bu durumda atmacacılar atmacayı kurtarmak için çoğunlukla ya ağaca çıkar ya da ucu kancalı uzun bir sopa kullanır. Avlanma ve hayvanın bakımı geleneksel yöntemlere ve kısa av sezonunun kısıtlamalarına tabiidir; modern veya pratik yöntemler kullanılmaz. Yeni tutulan atmacaya, kendisi bir av yakalayana kadar her gün zorla da olsa yarım yumurta yedirilir. Hayvan kilo kaybettiği için bir süre sonra muhtemelen açlıktan yumurtayı yemeye razı olur.Anlaşılan bu besleme şekli gelenekseldir ve muhtemelen eskiden çok değerli bir gıda olan etin saklanabileceği herhangi bir soğutucunun olmadığı dönemlerden kalma bir adettir. Başka bir sebep de atmacanın, kendisine et verilmediği takdirde öldürme güdüsünün daha baskın olacağı yönündeki yanlış görüş olabilir. Bunu destekleyen herhangi bir kanıt yok, burada sadece mantıksal bir çıkarım yapılmaktadır.Atmacanın temel besini, avladığı ya da tuzak kurularak yakalanmış hayvanlardır, bunlar arasında tuzakla yakalanmış yırtıcı kuşlar da vardır.

Geleneksel atmacacılıkta hayvanın kilosu takip edilmez, herhangi bir ölçü aleti kullanılması söz konusu değildir. Atmacacı atmacanın kilosunu tespit etmek için göğsünü yoklar, dışkısını gözlemez. Ancak modern yöntemler benimsendikçe bu yöntem yavaş yavaş da olsa tarihe karışmaktadır. Avlanma teknikleri arasında yem kullanmak yer almaz, serbest bırakılan atmaca elde tutulan ölü bir bıldırcınla geri çağrılır ve ıslık çalınarak komut verilir.Bazı kuşlar o kadar uysal olur ki bir ıslıkla eldivene ya da ele gelir, belli ki bu kuşlar uzatılan eli, yiyeceklerini avlamak için tüneyebilecekleri bir tünekle özdeşleştirmiştir. Karadeniz Bölgesinde yazlar sıcak ve kurak sonbahar ayları yağmurlu ve rüzgârlıdır. Av mevsimi çok soğuk ve zaman zaman karlı olan kış aylarına sarkmaz.Atmacacılığın yapıldığı başlıca yerler Karadeniz bölgesi ve İstanbul dolaylarıdır. Karadeniz halkının atmacacılığa olan tutkusu nam salmıştır ancak bu tutku ciddi şekilde azalmaktadır. Bunun ardında yatan çeşitli etkenler arasında kentleşme, çevrecilerin ve lobicilerin hükümete baskı yapması, modern çağın oyalamaları ve hatta çok zaman gerektiren bir uğraş olması sebebiyle kızların atmacacılarla evlenmek istememesi sayılabilir. Atmacacıların sayısının son 35 yılda göze çarpar şekilde azalmasıyla atmacacılıkta da ciddi bir gerileme görülüyor. Tahminlere göre 2006'da 4.000'den az atmacacı vardı ki bunlar eski nesil atmacacılardı. Oysa 1971'de 15.000 atmacacı olduğu tahmin ediliyor.Bugün, 2012 yılında atmacacıların sayısının 3.500'ü geçmediği tahmin ediliyor ve bu azalma kritik bir noktaya doğru gidiyor. Bu kültürel mirasın sürdürülmesi desteklenmeli ve teşvik edilmeli, aksi takdirde bir kuşak sonra bu miras tarihe karışacak.

Hazırlık ve Atmaca tutma yöntemi

Hazırlıklar yaz aylarında, kuşların göçmesinden önce başlar. Yapılacak ilk iş atmaca yakalamak için nefer, sindomi veya boda türünden bir ağın örülmesidir. Bu ağlar koyu renk (genellikle siyah), yumuşak, sağlam ve ağ gözü açıklığı yaklaşık 65mm ila 70 mm olan kare şeklinde filelerdir. 180cmx180 cm ölçülerinde iki sopalı ağlar da vardır, üçgen şeklindeki ağlar bunların bir türüdür. Sabit ağların kurulumu çok daha basittir, iki ağaç arasına ya da siperlikli herhangi bir yere kurulabilirler. Kamuflajlı barınaklar (çerge), göç eden atmacaların geçmesi beklenen belli yerlere kurulur. Bunlar kuruldukları yere bağlı olarak düz ya da L şeklinde yapılabilir ve avcının uçan atmacayı görebilmesine olanak tanıyan küçük bir pencereleri vardır. Barınak, atmacayı şüphelendirmeyecek şekildeçalı çırpı ve yapraklı dallarla kamuflaj sağlanarak yapılır. Ağ, barınağın yan tarafına kurulur ve avcı atmacayı ağa çekmek için kullandığı kuşu (mühre) ağa yerleştirir. Ancak atmaca avlayabilmek için işe danaburnu (Gryllotalpa vulgaris) adlı böceği yakalamakla başlanır. Bu böcekler inek ya da koyun gübrelerinin altında ya da nemli bir zemindeki deliğe yaptıkları yuvalarında bulunur. Deliğe biraz sabunlu su dökülerek kolayca dışarı çıkarılabilirler. Yakalanan böcekler, Ağustos göçü sırasında avlarda geleneksel olarak kullanılan kızıl sırtlı örümcekuşunu (Lanius collurio) yakalamak için kullanılmak üzere nemli toprakta muhafaza edilir.

Yakalanan danaburnu böcekleri, yaklaşık olarak 30cm x 15cm x 20cm boyutlarında el yapımı küçük bir kafese konur. Böceğin kaçmaması ve örümcekkuşunun ona ulaşıp yememesi için göğüs kafesiyle karnı arasından vücuduna sağlam bir ip sarılarak bağlanır.Kafesin biçimi yöreden yöreye değişir. Ya kafesin dışına (olta misinasıyla yapılmış) düzgün ilmekler yapılıp bağlanır ya da Örümcekkuşunun kafese girip yaklanmasını sağlayacak bir kapı mekanizması yapılır.

Genç dişi örümcekkuşları tercih edilir (daha küçük ve açık renkli olduklarından kolayca görülebilirler). Tüylenen örümcekkuşları Temmuz ortalarından itibaren görülmeye başlanır; tercih ettikleri tünekler gözlemlenilerek bu kuşların en çok yakalanma ihtimali olan yerlere tuzaklar kurulur. Örümcekkuşları genelde göç sırasında yakalanır. Danaburnunun kıpır kıpır hareket etmesi örümcekkuşu için öyle caziptir ki bunu görmezden gelemez, kamçılanan içgüdüleri ve merakı onu kafese, yemeğini yemeye götürür. Kafesteki danaburnu sürekli nemli tutulur ve yorulmasına göre aralıklı olarak yenisiyle değiştirilir.Örümcekkuşu yakalanınca,ayak bağı, ip ve fırdöndü kombinasyonu kullanılarak yaklaşık 1 metre uzunluğunda bir çubuğa bağlanır. Yakalanan kuş başlarda tedirgindir ve sürekli çırpınır. Ancak çok geçmeden avcının varlığına alışır ve sakinleşir. Kuşun sakinleşip karnının doyurulmasıyla eğitim başlar. Örümcekkuşları etoburdur, dolayısıyla kuşa bir çubuğa bağlanmış minik bir parça et verilir. Kuşun yemeyip çubukta bıraktığı et kurumadan, günde iki kez değiştirilir. Atmacacı kuşu kendine alıştırmaya çalışır, kuşun bağlı olduğu çubuğu hergün çevirerek yaptığı alıştırmalar bu konuda ona yardım eder. Bu hareket,kuşun tüneğine dönüş yolunu bulmayı öğrenmesini de sağlar.Eğitim sürecinden sonra Örümcekkuşunun gözleri üzerine yarım daire şeklinde küçük meşin kapaklar konur. Bu kapaklar kuşun yukarıyı göremeyeceği şekilde yerleştirilerek gözleri üzerine yapıştırılır. Amaç Örümcekkuşunun atmacanın yakalanması aşamasında, yaklaşan atmacayı görmesini önlemektir. Aksi takdirde çubuğunda dans etmek yerine bağırmaya başlar ve saklanmak için aniden dalışa geçer.

Mührelerden bazılarının ölmesi ya da tuzak kuran kişinin dikkatsizliği yüzünden yaralanması ya da can vermesi ihtimaline karşı, ayrıca kuşun av sezonu boyunca aşırı kullanılması nedeniyle yorulmasını önlemek için birden fazla mühre bulundurulur. Atmaca yakalama sezonunun sonunda ya da öncesinde örümcekkuşu doğaya salıverilir.

Atmaca yakalama sürecinde, barınak dolaylarında süzülen ya da avlanan bir atmacanın olup olmadığı gözlemlenir. Ardından, tüneğinde "oynayan" mühre kuşla, küçük kuşun kanat hareketlerini çok uzaktan bile görebilen atmacanın dikkati çekmeye çalışılır. Atmaca avını yakalamak için dalış yapınca atmacacı, atmacaya yem olmaması ya da zarar görmemesi için örümcekkuşunu geri çeker. Ağa çarpan atmaca artık yakalanmıştır; tüylerinin zarar görmemesine ve ağın yırtılmamasına dikkat edilerek özenle ağdan kurtarılır. Eğer atmaca alıkonacaksa bir çorapla ya da mendille sarılır. Atmacacı ailesine ya da arkadaşlarına vermek için, çeşitli özellikleri nedeniyle tercih ettiği birden fazla atmacayakalayabilir, gerekli görmediklerini ise doğaya salıverir.

 

Bazı Terimler:

Türkçe İngilizce
Bağ, ip Leash
Ayak bağı Anklet
Ayak bağı (bu ve önceki tek bir parçayı oluşturuyor) Jesses (anklets and jesses are all one part)
Fırdöndü Swivel
Zil Bell
Leş (bıldırcın ölüsü) Lure
Göğüs bağı Band which travels over the breast and under the wing
Atmaca Sparrow Hawk
Bıldırcın Quail